RADYOCULARA İYİ BİR HABERİM VAR

Radyoculara iyi bir haberim varMedia Liven 26-31 Mart tarihleri arasında 15.328 kişiyle radyo dinlenmesi üzerine bir araştırma yaptı.


RADYOCULARA İYİ BİR HABERİM VAR

Radyoculara iyi bir haberim varMedia Liven 26-31 Mart tarihleri arasında 15.328 kişiyle radyo dinlenmesi üzerine bir araştırma yaptı.

Söz konusu tarih hepimizin evlerine kapandığı karantina tarihleri...
Açıkçası evde daha çok televizyon izlendiği, insanların araçlarına binmediği için radyo dinleme sürelerinin azaldığını düşünüyordum ben...
Radyocu meslektaşlarıma güzel haberi vereyim, meğer tam tersiymiş...
Korona günlerinde radyo dinleme süreleri artmış...
Ankete katılanların yarıya yakını, 7212 kişi her gün radyo dinlediğini söylemiş...
Her gün 1-2 saat dinleyenlerin sayısı 3804, 4 saatten fazla dinleyenlerin sayısı 3586...
Çok ciddi süreler bunlar...
En çok sabah 07.00-09.00 ve 17.00-19.00 saatleri arasında dinleniyor radyo...
8698 kişi söz konusu tarihler arasında radyoyu evinden dinlediğini söylemiş...
Eğlenmek için dinleyenlerin sayısı 8443, bilgilenmek için dinleyenlerin sayısı 8256 kişi...
Radyoyu, telefon ve tabletlerden dinleyenlerin sayısı, belki de ilk kez araçtan dinleyenleri geçmiş...
1,5 yıldır hafta içi her gün 16.00-18.00 saatleri arasında Show Radyo’da program yapan bir radyocu olarak bu sonuçlara çok sevindim...
En çok da radyolar adına sevindim...
Bu sonuçları reklam verenin dikkate alması umuduyla...
Araştırmada koronovirüs ve güvenilirlik konusunda da ilginç sonuçlar var o da bir alttaki kutuda...

En az bilgi kirliliği gazete ve radyoda

Media Liven’in radyolarla ilgili 15.236 kişiyle yaptığı araştırmada gündemle ilgili de şu soru yer alıyor:
“Koronovirüs hakkında bilgi kirliliğinin en fazla olduğu mecra hangisi?..” Herkesin tahmin edebileceği gibi ilk sırada uzak ara sosyal medya yer alıyor...
Ardından internet haberleri geliyor...
Bilgi kirliliğinin en az olduğunun düşünüldüğü ilk iki mecra ise radyolar ve gazeteler...
Hemen hemen her iki mecra da birbirine yakın sonuçlar almış.
Bu arada sosyal medya fenomenlerine bir kötü haberim var, güvenirlik konusunda en arkadalar...

Virüs sonrası kapısında kuyruk olacak mekanlar

1- Kuaförler:
Sadece boya, manikür, pedikür ihtiyacı doğan kadınlar değil biz erkeklerin bile saçı sakalı birbirine girdi, şimdiden kuaförlere ihtiyacımız var. Sadece kadın değil erkek kuaför ve berberlerinin kapısında da kuyruk olacağı kesin...
2- Güzellik merkezleri:
Geçen hafta yazmıştım ufak tefek dokunuşlar, dolgular, belli periyotlarla yapılan estetik müdahaleler için kadınlar şimdiden düşünmeye başladı.
Eski görüntülerine kavuşmak için virüs sonrası ilk koşacakları yer olacak...
3- Açık hava kafeleri ve restoranları:
Hepimiz bir yerlerde oturup çay kahve, bir şeyler içmeyi, bir restoranda güzel bir yemeyi özlemedik mi? Ancak travmayı hemen atlatamayacağımız için sosyal mesafeyi korumak adına daha çok açık havadaki yerleri tercih edeceğiz.
4- Seyahat acenteleri:
İster yurtiçi ister yurtdışı olsun bavulu hazırlayıp uçağa atlamak, seyahat etmek ilk yapılacak planlardan olacak. Bir tatili planlamak için kapısını ilk çalacağımız yer seyahat acentesi ya da havayolu şirketleri olacak...

Sanal markette farklı fiyatlar

Anadolu yakasındaki pazarda domatesin fiyatıyla, Avrupa yakasındaki fiyatın farklı olduğunu bilirdim de, aynı şeyin sanal marketlerde olduğunu yeni öğrendim...
Tamam lüks semtlerde patlıcan 3-5 lira daha pahalıdır, kiradan, giderden dolayı anlaşılabilir bir durum olabilir bu...
Ama sanal marketlerde neden bu uygulama var...
Geçen gün Cihangir’e bizim eve sanal marketten alışveriş yaparken, kıvırcık salata siparişi de verdim, tanesi 9,99 liraydı...
Hemen sonra aynı sanal marketten Anadolu yakasındaki bir yakınımın adresine kıvırcık siparişi verdim, tanesi 6,5 lira...
Arada nerdeyse 3,5 liradan fazla fark vardı...
Sanal marketlerde semte göre bu fiyat farkı neden var anlamış değilim...

Sanatçı dayanışması

Ünlüler genelde birbirlerine laf atar, didişip dururlar ama bu evde kalma hali onlara da yaramış gözüküyor...
Hoş Demet Akalın, Serdar Ortaç’a bir gider yaptı hafta içinde ama Ebru Yaşar’a da güzel bir mesajla durumu dengeledi...
Ebru Yaşar tam evlere kapanmaya başladığımız gün, 11 Mart’ta yeni bir single çıkardı.
Bilal Sonses’in Kalmam şarkısını çok güzel yorumladı...
Tam Ebru’nun üzerine dikilmiş bir şarkı bu, şu karantina günlerinde listenizde olsun mutlaka...
Demet de bu şarkıdan etkilenmiş ki, Instagram hesabında fotoğrafını paylaştıktan sonra altına, “Ne okuma, ne okuma... Bu illet bitsin sen bir çıkma sahneye bak ben sana neler yapıcam” diye yazdı Ebru’ya...
Ebru Yaşar da, “Canım Demom ilk sahnelerimizde birbirimizdeyiz. Allah bizlere o günleri göstersin... Çoook özledik” dedi...
Şu zor günlerde bu sanatçı dayanışmasını görmek güzel.
Şu virüs illeti bitse de Ebru’yu Demet’in, Demet’i Ebru’nun sahnesinde izlesek...
Biz de bu güzellikleri özledik valla...

Cengiz Semercioğlu / Hürriyet Gazetesi